Titretti yine ruy-i zemin arş-ı semayı..

Kasım 26, 2014

B2-k7GkCUAArmHl

Yakın Tarihe Dönüş – Zaman Makinası

Türkiye’de 1980 İhtilali’nden sonra doğan alt kültür beraberinde tribün taraftarlığının doruğuna çıkmasını sağladı.

Sabahlayan tayfanın haberleşmesi bir gün önceden başlardı . Yakın olan semtlerin önde gelenleriyle haber salınır , bir gün sonra hangi saatte , nerede olunacağı kararlaştırılırdı. Ve sözler tutulur.. İstenilen tribün alınırdı . Spor Sergide Sosyete’yi , Kemik Suyu Çorba’yı , Kızıltoprak’da ki Bakkal’ın sabah saat 06:00’da ekmek kavgasını , Bostancı çıkışından Feneryolu’na kadar yürüdüğün o yolu , P.Cevat’ı bir de demirlerdeki , ooo cıstırı cıstırı diye başlayan tezahüratını ,  bir başka şehire gitmek için beklediğin kısa gecenin ardından hareket eden topluluğu ve en yakınında ki dostunun gülümsemesini hatırlat ! Ve kısa girişimizi tamamlayalım…

İlk Türk futbol kulübünün taraftarının , taraftarlığın bu denli ateşlendiği bir dönemde takımından desteği çekeceğini kimse bekleyemezdi . Özellikle çocukken Gazi Paşa’nın Moda’da saçını düzeltip sevdiği için futbol yaşantısı boyunca topa kafasıyla vurmamış Fikret Arıcan’ın başkanlık döneminde Fenerbahçe taraftarın il dışlarına çıkmayı rutin haline kavuşturmuştu çoktan.
Semtlerinin haberleşme zincirini kuvvetlendirmesiyle Eskişehir , Zonguldak , İzmir gibi şehirler birer birer feth olunmaya başlandı ve böylece belli kemik kadrolar oluştu.

1991’de Soğuk Savaş’ın bitmesinden sonra şekil alan Yeni Düzen’in içinde futbolda vardı artık . Bu Dünya düzeninde kuvvetlenen ve kendinden söz ettiren büyük futbol piyasası , sistemler üzerinde nasıl söz sahibi ise Türkiye ve onun manevi başkenti İstanbul üzerinde de Fenerbahçe’nin hükmü gümbür gümbür hissedilir hâle çoktan gelmişti . Fenerbahçe tribününün 1989 şampiyonluğundan Rio de Janerio’daki karnavallar edasında çıkması o dönemin İstanbul’undaki hakimiyetinin de kanıtıydı ve 1990’lar boyunca taraftarının ne denli söz sahibi olacağının bir nevî habercisi gibiydi.

Ne olursa olsun canlı kalacak bir ruh vardı artık ve değişen rejimler , sistemler , baskılar ve zorluklar o ruhaniyetin önünde engel olamayacaktı . Ve artık bu olgu zaman kavramını da dışlar ,  hiç kimseyi duymaz hâle gelerek önündeki birer birer engelleri geçerek milenyum çağında yeni nesillere emanetini bıraktı.. Kâh bahar , kâh 5 metre karlı kıyametlerde ;

Titretti yine ruy-i zemin arş-ı semayı..

derlemedir..


Ultras Fener | Fenerbahçe için istifa ..

Kasım 19, 2014

 

Artık ciddiye alacak bir şey yok .
Kısa ve Net İSTİFA ..
Y5myW6

İnönü Deplasmanı – 24.10.2011 – Beşiktaş 2 – 2 Fenerbahçe

Ekim 30, 2011

Öncelikle yapılan saçma sapan açıklamalar ve tamamen çağdışı bir karar sonucu maçtan birgün önce biletlerimizi aldığımız halde inönü de yerimizi alamıyacağımız yönünde verilen  kararı şok bir şekilde öğrendik. Saçma diyorum çünkü hiçbir istanbul derbisinde deplasman tribünün boş kalmaması gerekmektedir. Benim fikrim bu yöndeydi ki gördüğümüz kadarıyla bjk tribününde çoğu bizimle aynı fikirdeymiş , verdikleri destek için hepsine teşekkürler ..

Kararı öğrendiğimiz gün şansımıza Fenerbahçe Erkek voleybol takımımınızın Burhan Felek`te Şampiyonlar Ligi maçı olduğunu öğrendik  , tepkimizi dile getirmek için bundan güzel bir şans olamazdı .

Neyse ; salonda yerimizi tahminimizden daha fazla bir sayıyla aldık. Maçın başından ilk set sonuna kadar baya ciddi şekilde tepkimizi dile getirdik ve arada Sn. Ali Koç`un yanımıza gelmesini sağladık. Kendisininde dile getirdiği kadarı ile bu haberden kesinlikle haberi olmadığıydı fakat gün içerisinde yapılan açıklamalarda her iki klubün ortak kararı olduğu dile getirilmişti. Artık kime inanacağımızı şaşırmış durumda tepkimize devam ettik . Tabi bu esnade tepkimizin amacının inönüde takımımızı yanlız bırakmamak olduğunu ya anlamayanlar yada tepki veriyimde ne olursa olsun kafa yapısında olan zavallı bazı insanlar tarafından da yuhlandık.  Artık alıştığımız bir durum olduğu içinde pekte ses çıkarmadık ve tepkilerimiz ile maçın ortasında salonu terkederek son derece umutsuz şekilde ellerimizde geçersiz olduğunu öğrendiğimiz biletlerimiz ile evlerimize doğru yol aldık ..

Gece arkadaş çevremizce yaptığımız yazışmalarda hep bir umut acaba bir Truva daha olurmu şeklinde umutla bekledik fakat kimseden bir ses çıkmadığını görünce yorgun bir günün sonunda dinlenmeye çekildik.

Ve sabah olmuştu ; telefonuma baktığımda gördüğüm 23 cevapsız aramadanda tahmin edebileceğim gibi güzel haberler vardı. Ciddende hiç tahmin etmediğim bir haberle uyandım ve inönüde tribünde olucağımızı öğrenerek güne muhteşem bir başlangıç yaptım ki tahminim tüm tribün aynı şekilde güne merhaba demişizdir ..

Hazırlıklarımızı yaparak yola koyulduk ve her deplasman önü olduğu gibi saçma sapan karaborsa muhabbetlerinin içinde bulduk kendimizi , yine yeniden eksikti biletlerimiz. Neyse ki eksik biletlerimizi bir şekilde org. ettik ve saat 18:00 deki kabataş vapuruna yetiştik. Her zaman olduğu gibi muhteşem bir yolculuk sonucu bizleri  bekleyen kardeşlerimiz abilerimiz ile kabataşta buluştuk ve fazlada beklemeden o efsane bir kortejlerimizden birini daha gerçekleştirilerek bizi ızdırapla bekletecekleri meşhur eski açık merdivenlerine doğru yola çıktık ..

Tahmin ettiğimiz gibi yeniden ızdırapla bekletileceğimiz belliydi ve saat 18:30 da eski açık önünde yaklaşık 1500 kişi vardık. Saat 20:30 a kadar emniyet tarafından anlamsızca bir sağa bir sola aşşağı yukarı itilerek bekletildik. Sonrasında artık sabırlar zorlanmaya başlanmıştı , biber gazınında devreye girmesi ve bjk tribününden gelen “ararım seni her yerde” sonucu artık kontrolsüz bir güç halini alan tribünümüz açık bir delik aramaya başladı ve en sonunda o açık delik müze kapısının birkaç arkadaşın zorlaması sonucu açılması ile son buldu ve her inönüde olduğu gibi extreme bir şekilde tribünlerimizdeki yerimizi birazda geç olsa aldık.

Haliyle inanılmaz derecede kalabalıktık ve bu durum daha iyi bir tribün yapmamızı engelledi , vasatın üzerinde bir tribün yaparak maçı tamamladık. Maç sonu ise her zamanki gibi bizleri korumak ve kollamak görevinde olan güzide emniyetimizin bizleri kabataşta “vapur yok başınızın çaresine bakın” tadındaki klasik söylemiyle ortada bırakması ise yaşananların üzerine bal kaymak oldu. Bizde ne yapalım baktık başımızın çaresine ..

Oynanan futbola gelince pek maçta izleyemediğim için yorum yapmak istemiyorum fakat herkesinde söylediği gibi Madem topuz çıkıcaktı o kanada stoch geçebilirdi ve Caner oyunda tutulabilirdi diye düşünüyorum. Aykut`u inanılmaz derecede seviyor olmama rağmen hata yaptığını düşünüyorum

Günün en anlamlı anı ise Maç sonundan yaklaşık 30 dk sonra bizleri selamlamaya gelen futbolcularımızın Volkanın doğum gününü kutlaması ve Volkan ın bizlerin hindi baba isteğine “Kazanmadık bize yakışmaz” diyerek kibarca reddetmesiydi.

Çok şükürki Fenerbahçe`liyiz !..


Kapalımı? Açık mı? Maratonmu? Kale Arkası mı?

Ocak 24, 2011

Konuyla ilgili soruları çoğaltabiliriz lakin nerede olursan ol önce şu tribünün bir hakkını verelim ..

Örnek videoda olduğu gibi kale arkasındalar , hemde kocaman bir kale arkası ; koordinasyon , organizasyon vs herşey zor ama yapan yapıyor ..

 


galatasaray – Fenerbahçe 21/11/2010 | Bayan voleybol

Kasım 23, 2010

9 günlük bayram tatilimizin son günü tarih 21.11.2010 günlerden pazar . Tatile çıkmadan önce aklımdaydı bu maç fakat sonrasında tamamen aklımdan uçup gitmişti , sağolsun arkadaşların uyarısı ile yol yorgunuda olsak deplasmanda sarı meleklerimizi yanlız bırakmamamız gerekiyordu ..

Maç 17:30 da idi saat 4buçuk gibi ise salon önündeydik bizden o anda 50-60 kişi vardı , tahminim fazlada kalabalık olmayacağımız yönündeydi lakin olduğumuz tribün maç başlamasına yakın fullenmişti , gs tribünü ise 1 bloğu dolduramamıştı . Az gelmelerinin sebebi saat 19:00 da olan Kayseri maçıda olabilir diyeceğim fakat önceki senelerdede çok ilgisiz kalırdı gs tribünü voleybol maçlarına , ne olursa olsun derbidir ilgi gösterirler umuyorum ileriki senelerde ..

Mükemmel olmasada iyi sayılabilecek bir tribün yaptığımızı düşünüyorum ..
Önümüzdeki perşembe günü ise sarı meleklerimiz geçen sene şampiyonlar ligi finalinde 3-2 kaybettiği bergamo ile karşılaşacak umarım en az gs maçındaki gibi bir kalabalık ve tribün yaparız ..

Deplasmanda Fenerbahçe tribünü

Ev sahibi galatasaray tribünü


Objektif bakışla Beşiktaş – Kasımpaşa

Kasım 9, 2010

Dün saat 5 sularında aynı yerde çalıştığımız bir arkadaşım fazla numaralı bileti olduğunu ve maça gelip gelemiyeceğimi sordu , numaralı diyince rahat rahat otururum maçımı izlerim kapalı tribün hakkındaki izlenimlerimide ertesi gün yazarım diye düşünerek yola koyulduk ..

Saat 18:30 gibi kazan civarında bileti getirecek arkadaş ile buluştuk , biletlerimizi aldıktan sonra şampiyonda kokoreçlerimizi yedik ve stada doğru yolumuzu aldık .

Kapalıya girecek arkadaşımızla ayrıldıktan sonra numaralıya doğru yolumuzu aldık .(Cidden bizim numaralıdan daha kolay giriliyor stada) içeri girdik özel güvenlikler oturacağımız yere kadar desteklerini oldular sağolsunlar (:.. Maçın başlamasına 15-20 dk var ve bjk tribünü sessizce bekliyor fakat kasımpaşa tribünü ilginçtir sayıları az olmasına rağmen ciddi bağırıyor yani numaralıya net geliyordu sesleri . Bağırdıkları bestede Gs lilerin Bjk nin “formanda ter olmaya geldik” bestesine yaptıkları kontraydı ..

Maçın başlamasıyla birlikte geçen 15-20 dk lık süreçte bu maça +7 oynayan bjk nin numaralı tayfası çıldırmaya başladı çünkü Kasımpaşa cidden güzel top oynuyordu , özellikle Tjikuzu göbekte resmen vieira gibi sağlam duruyordu hemde guti ve ernts e karşı .. Maç daha çok bjk nin baskısında kasımpaşanın kontra ile yakaladığı 1-2 pozisyon ile devam ederken ilk yarı son buldu . Devre arası olduğunda maçın 35.dk sında ısınmaya başlayan Quaresme içeri doğru koşunca bir kıyamet koptu , herkezi bi heyecan aldı .Aurelio değişikliği nihat dururken çok saçma geldi bana ama Bernd Schuster in bir bildiği vardır diyerek sustu herkez ..

2. Yarıda ilk yarıdan farksızdı fakat bu yarı kasımpaşa daha kendine güvenli bir şekilde sahadaydı ve topu daha çok ayağında tutan taraf olmak için mücadele ediyorduki son 15 dk sı hariç genelliklede öyle oldu . Derken Dk 76 civarında sağdan gelen ortaya Ersen kafayı vurdu ve Rüştü nünde çaresiz kaldığı pozisyonda Kasımpaşa`yı öne geçirdi . O dakikadan sonra ise Beşiktaş resmen Kasımpaşa kalesini ablukaya aldı ve Dk 84 te belkide numaralı tribünde en çok küfür yiyen ismailin ayağından beraberliği yakaladı . 85 ten sonra yine baskısını hiç azaltmayan Beşiktaş galibiyet golü için herşeyi yaptı , gol attı verilmedi penaltı kazandı atamadı vs vs .. Sonuç itibari ile maç 1-1 sona erdi ..

Tribünler konusunda çok net objektif yazıcam . Kapalılarının göbeğinde hiç susmadan sürekli bağıran adam sayısı bizim A ve B blokların belkide yarısı kadar ama numaralıya o kadar net ses geliyorki anlamak mümkün değil. AKustik dedikleri şey bu olsa gerek , o kapalıyı localar geldikten sonra dizayn edene helal olsun. Sürekli bağıran sayısı az diyorum fakat haksızlıkta yapmak istemem , sağlam bir beste girildiğinde tüm kapalının birden net bağırması sonucu cidden o kapalıda çok güzel tribün yapıyorlar .

Son söz;

Bana biletleri org. eden arkadaşımı bende 1-2 kere bizim maçımıza götürmüştüm . Birinde Twente ye elendik birinde ise ibb ye yenildik , çok içimdeydi bi mucize olsada bende makaramı yapsam diyordumki öyle oldu , son dk kaçan penaltıda kaymaklı ekmek kadayıfıydı ..


Bir sabah tuttu Babam elimden | Yeni beste

Kasım 8, 2010

Eskişehir maçı öncesi kalamışta yaptığımız mangal sırasında söylenmeye başlayan yeni bir beste vardı , öncesinde gene mıymıy acıklı saçma bir beste diye düşündüm fakat sözlerini iyice duyduktan sonra son yılların en bomba bestesi demekten alamadım kendimi ..

Hikayesi olan besteleri çok seviyorum , buda onlardan biri . Resmen babamın elimden tutup o eski maratona götürdüğü ilk gün geldi aklıma .
Sonrasında da bestede olduğu gibi bırakamadım Fenerbahçe`yi tribünden sevmeyi , Allah bırakmayıda nasip etmesin ..

Bir sabah tuttu babam elimden.
Götürdü beni en buyuk sevgiye.
Dedi ki Gönül ver sen bu renklere,
bırakma onu en kötü gününde.

İşte ben o günden beridir sana,
deliler gibi aşığım kanarya,
kalp dursa bir gün akıl unutsada,
ben seni ruhumla sevdim kanarya.